HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Prim borcu-Yeni işverenin sorumluluğu

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
E: 2007/10-169
K: 2007/162
T: 21.03.2007
İş Hukuku
• Sigorta Primi Borçları
• İşyerinin Devri
• Yeni İşverenin Sorumuluğu
•Zincirleme Sorumluluk (506 SY m. 82)

Özet: Sigortalıların çalıştığı İşyeri devredilir veya intikal ederse, eski İşverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni İşveren de müteselsil olarak sorumludur. Bu kuralın amacı, eski İşverenin prim ve ferilerinden dolayı kuruma olan borçlarının güvence altına alınmasını sağlamaktır.

Taraflar arasındaki “Ödeme Emrinin İptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.10.2005 gün ve 771-933 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.6.2006 gün ve 1147-8969 sayılı ilamı ile, “Dava, otel İşyerinin davacı tarafından İşletilmeye başlanmasının 506 Sayılı Kanun 82. madde anlamında İşyeri devrini içermediği gerekçesi ile, anılan İşyerinin önceki İşletenine ait borçlarından kaynaklanan ödeme emrinin iptaline ilİşkin olup, mahkemece; İşyerinin 506 Sayılı Kanunun 82. maddesi anlamında, devredildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından otel İşyerinin 506 Sayılı Kanunun 82. maddesi anlamında devralınması yoluyla işletildiğinin ve bundan dolayı davacının İşyerine ait prim borçlarından sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik yok ise de; önceki İşverene ait işyeri sicil numarası üzerinden çıkarılan dava konusu ödeme emrine konu prim borçlarının; otel işyerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve dolayısıyla davacının bu borçtan sorumlu olup olmadığı konusunda yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

Öncelikle, 8049 ve 42898 sicil numaralı İşyerlerine ait İşyeri sicil dosyaları celbedilerek; dava konusu ödeme emrine konu prim ve İşsizlik sigortası prim borçlarının, hangi sigortalıların hangi İşyerinde ve İşverene bağlı olarak çalışmalarından kaynaklandığı, dava dışı M. T. Tesisleri AŞ’nin 15.05.2003 tarihinden sonra otel İşyerinde çalışanı bulunup bulunmadığı, bu şirketin 8049 sicil numarası ile İşçilik bildirimine devam edip etmediği, ediyorsa bu bildirimin şirketin hangi faaliyetinden kaynaklandığı, yine ödeme emrine konu prim borçlarının, devir öncesi ve sonrasına ilişkin borçları kapsamaları nedeniyle, davacı tarafından iptalleri için dava açılan önceki takiplere konu olup olmadığı hususları araştırmadan, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davacı T. Gıda İnşaat AŞ vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.” Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmıştır.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Davacı şirket, dava dilekçesinde ve aşamalarda, otel İşyerini devraldıkları M. Turistik AŞ’nin, faaliyetini halen başka bir adreste devam ettirmekte olup, anılan şirketin buna ilişkin borçlarından da kendilerinin sorumlu tutulmak istendiğini, oysa devir tarihinden itibaren, devir alınan işyeri ile ilgili tüm SSK borçlarının gününde ödendiği ve devredilen otel İşyerinden dolayı borçlarının bulunmadığını belirtmktedir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 82. maddesi uyarınca; sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de mütselsilen sorumludur. İşyerinin devir ve intikalinden dolayı yeni İşverenin eski İşverenle birlikte teselsül hükümleri uyarınca sorumlu tutulmasının amacı, eski İşverenin prim ve ferileriden dolayı kuruma olan borçlarının güvence altına alınmasını sağlamaktır. İşyeri devri nedeniyle, devirden önceki sigortalıların sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan hak ve yükümlülükleri olduğu gibi yeni İşveren geçmektedir. İşyerinin devrinden sonra, sosyal sigorta mevzuatından doğan yükümlülükler devir alan İşverenin şahsında doğacaktır. Ödeme emrine konu borçlar, devir öncesi ile birlikte sonrasını da kapsamaktadır. Devir öncesine ait borçlardan, devir alan davacı şirketin sorumlu olacağı belirtilerek verilen yargı kararlarının da kesinleştiği görülmektedir. Tüm bu maddi ve yasal olgular karşısında; ödeme emrine konu borçların, hangi İşyerinde çalışan sigortalılardan kaynaklandığının araştırması, devirden sonraki borçların ödenmİş olduğu iddiası karşısında, buna ilİşkin belgelerin incelenmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden, anılan yönde bir değerledirme yapılması mümkün olmamaktadır. Yukarıda açıklanan maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gekeriken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının, yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUKM’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın geri verilmesine 21.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.