HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Vekalet akdiyle çalışanın sigortalı niteliği taşımadığı

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 10. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/10224
  • K. 2005/13972
  • T. 26.12.2005

• HAKSIZ VE YERSİZ OLARAK ALINAN PRİMLERİN İADESİ ( Davacının Çalışma İlişkisinin Hizmet Akdine Değil Vekalet Akdine Dayanması Nedeniyle Sigortalı Niteliği Taşımadığından Davalı SSK Kurumuna Borçlu Bulunduğu )

• BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ ( Çalışma İlişkisinin Hizmet Akdine Değil Vekalet Akdine Dayanması Nedeniyle Sigortalı Niteliği Taşımaması – Davacı İşverenin Kurumca Diğer Davacı İçin Yapılan Tedavi Giderlerinden Dolayı Kuruma Borçlu Olmadığının Tespitine İlişkin İsteminin Reddi Gereği )

• VİZİTE KAĞIDININ DÜZENLENMESİ ( Sigortalı Niteliği Taşımamasına Rağmen Diğer Davacıyı SSK’ya Tabi Sigortalı Göstermek Suretiyle Yasaca Belirtilen Bilgileri Tam ve Doğru Olarak Kuruma Bildirmediği – Davacının Davalı SSK Kurumuna Borçlu Bulunduğu )

• SİGORTALI NİTELİĞİNİ TAŞIMAMA ( Davacı İşverenin Kurumca Diğer Davacı İçin Yapılan Tedavi Giderlerinden Dolayı Kuruma Borçlu Olmadığının Tespitine İlişkin İsteminin Reddi Gereği )

506/m.84,90

818/m.61,66

ÖZET : Davacılar, haksız ve yersiz olarak alınan primlerin iadesine ve Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı işveren şirket; diğer davacı ile aralarındaki çalışma ilişkisinin hizmet akdine değil vekalet akdine dayanması nedeniyle adı geçenin, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı niteliği taşımamasına rağmen, vizite kağıdının düzenlenmesiyle ilgili olarak, diğer davacıyı Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı göstermek suretiyle yasaca belirtilen bilgileri tam ve doğru olarak Kuruma bildirmediğinden; bu vizite kağıdına dayalı olarak, hastalık sigortası kolundan yapılan sosyal sigorta yardımlarına ilişkin giderlerden dolayı aynı yasanın 90. maddesi hükmüne göre davalı Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu bulunmaktadır. Hal böyle olunca da; davacı işverenin; Kurumca, diğer davacı için yapılan tedavi giderlerinden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Davacılar, haksız ve yersiz olarak alınan primlerin iadesine ve Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : Dava, hukuki nitelikçe davacılardan sigortalının diğer davacı işverene ait işyerinde geçen ancak; Kurumca sonradan iptal edilen, 01.03.1992-30.06.2001 dönemindeki sigortalılık süresine ilişkin olarak kuruma ödenen primlerin yanlış ve yersiz olarak tahsil edildiğinden bahisle, hisseleri oranında yasal faiziyle birlikte davacılara geri verilmesi ve bu dönemde hastalık sigortası kolundan sigortalıya yapılan sağlık giderlerinden dolayı davacı işverenin Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Öncelikle, davacılardan Sedat’ın kurucu ortağı ve müdürü olduğu Beril Tıbbi Gereçler San. Ve Tic. Ltd. Şirketine ait işyerinde 01.03.1992 ile 30.06.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarından dolayı Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı olduğundan bahisle Kuruma bildirim yapılarak primleri ödenmişse de; işveren Limited Şirket ile ortağı davacı Sedat arasındaki çalışma ilişkisinin hizmet akdine değil vekalet akdine dayanması nedeniyle adı geçenin, bu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığından bahsedilemeyeceğinden, Kurumun iş bu sigortalılığın iptaline ilişkin işlemi yerindedir.

Hal böyle olunca da; bu döneme ilişkin olarak Kurumca tahsil edilen primleri; yanlış ve yersiz olarak alınan primler kapsamında bulunmadığından, somut olayda; 506 sayılı Kanunun 84. maddesi hükmünün uygulanabilirliğinden söz etmek mümkün değilse de; Borçlar Kanunun 61-66 maddelerinde düzenlenen haksız zenginleşenin iade yükümüne dayalı olarak iş bu primlerin, davacı işveren ile Sedat’a hisseleri oranında iadesi gerekmekte olup, mahkemenin buna ilişkin kabulü isabetsizdir.

Belirtilen şekilde, ilgilinin hukuka aykırı fiili sonucu Kuruma prim ödenmesi ve bu primlere dayalı olarak Sosyal Sigorta Yardımlarının yapılmış olması halinde; artık, ilgililer hakkında, 506 sayılı Kanunun 84/2 maddesindeki “daha önce sağlanan yardımlara ait giderlerin ilgililerden alınamayacağına” ilişkin hükmün uygulanabilirliği mümkün bulunmadığından iş bu sigorta yardımlarına ilişkin giderlerin koşulların varlığı halinde Kurumca ilgililerden geri alınabileceği de açıktır.

Bu durumda, davacı işveren şirket; diğer davacı Sedat ile aralarındaki çalışma ilişkisinin hizmet akdine değil vekalet akdine dayanması nedeniyle adı geçenin, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı niteliği taşımamasına rağmen, vizite kağıdının düzenlenmesiyle ilgili olarak, davacı Sedat’ı Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı göstermek suretiyle yasaca belirtilen bilgileri tam ve doğru olarak Kuruma bildirmediğinden; bu vizite kağıdına dayalı olarak, hastalık sigortası kolundan yapılan sosyal sigorta yardımlarına ilişkin giderlerden dolayı aynı yasanın 90. maddesi hükmüne göre davalı Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlu bulunmaktadır.

Hal böyle olunca da; davacı işverenin;Kurumca, Sedat Diker için yapılan tedavi giderlerinden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açılanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kazancı içtihat bankasından alınmıştır..