HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Torba Kanunda Yurtdışı Borçlanma

Değerli okuyucularım,

11.09.2014 tarihinde Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Yasa oldukça kapsamlı ve dahi fazlaca karışık düzenlemeler ve yenilikler getirmiştir.

Bu başlıkta sadece Yurtdışı Borçlanma işlemlerini ilgilendiren maddelere değinerek kendi hukuki kanaatimi yazacağım.

Kanunun getirdiği düzenleme ve maddelerle ilgili kanaatlerim aşağıdaki gibidir:

MADDE 28 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1 – Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

Bu madde 3201 Sayılı Yasada yaptığı değişiklikle Mavi / Pembe kartlıların da Yurtdışı Borçlanma başvurusunda bulundukları takdirde 18 yaşını doldurduktan sonraki, sadece Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık, işsizlik ve ev kadını sürelerini borçlanabileceklerini düzenlemiş ve böylelikle Vatandaşlıktan izinle çıkmış olanların haklarını davaya gerek kalmaksızın iade etmiştir.

Ancak dikkat edilecek husus, sadece Bakanlar Kurulu Kararıyla İZİN ALARAK Türk Vatandaşlığını kaybedenlerin bu maddeden yararlanacak olmasıdır.

Bu konuda ekstra bir bilgi daha vermek istiyorum; Bakanlar Kurulu Karar tarihi vatandaşlığın kaybı tarihi olmayıp, Türk Vatandaşlığı, Bakanlar Kurulu Karanının tarafınıza tebliğ edildiği, yani Elinizdeki Karar Sayfasında aşağıda solda yer alan tarihtir. Bu tarihe kadar olan çalışma, işsizlik ve ev kadınlığı sürelerinin borçlanılması, bu sürelerin SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı hizmetleriyle çakışmaması halinde mümkündür.

Buraya kadar tamam, Torba yasa izinle vatandaşlıktan çıkanlara da borçlanma hakkı getirdi gibi görünüyor,

AMA,

3201 Sayılı Yasanın “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yürürlükte duruyor.

Ne diyor bu bent: “c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,… ifade eder.”

İki madde arasındaki çelişki giderilmeden Torba Yasayı SGK’nın nasıl uygulayacağı şimdilik bir muamma. Zira 1. maddeye göre mavi kartlıların borçlanma işlemleri kabul edilebilecekken, borçlanılacak sürelerin değerlendirilmesini isteyen kişilerin halen Türk Vatandaşı olma zorunluluğu yasanın 2. maddesinde aynen durmaktadır.

MADDE 29 – 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.”

Bu maddeyle getirilen düzenleme de ilk etapta kişilerin lehine bir düzenleme olarak görünmekte ve Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmış ülkelerdeki SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ’ne ilişkin sözleşmede bir düzenleme olması halinde Türk Sigortasına Giriş Tarihi olarak Kurumca kabul edileceği vaz edilmişse de, maddede birbiriyle çelişen, (kanaatimce Yargıtay 21. H.D.’nin kararları doğrultusunda geliştirilmiş) ibare sebebiyle özellikle kadınların eski durumundan farklı olmayan bir sonuç doğurmaktadır.

Şöyle ki; Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde başlangıç tarihinin kabulüne ilişkin yapılan düzenlemelerin tamamında “SİGORTALILIK SÜRESİ”nden bahsedilmesine ve maddenin birinci kısmında da “SİGORTALILIK SÜRESİ” demesine rağmen, maddenin devamında “İLK DEFA ÇALIŞMAYA BAŞLADIKLARI TARİH” demekle, esasında Türkiye’den daha “Sosyal Devlet” olan ülkelerde geçen ve fiili çalışmaya dayanmayan “SİGORTALILIK SÜRELERİNİN” Kurumca kabul edilmeyeceği, fiili çalışma başlangıcı hiç olmayanlar, yahut Fiili Çalışma başlangıcından önce örn: Analık, çocuk yetiştirme sürelerinin kadınlar için, Hollanda için SVB sigortalılığının hem kadın hem erkekler için başlangıç tarihi kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda yine sözleşmenin uygulanarak karar verilmesi için dava yoluna gitmek zorunluluğu doğmaktadır.

MADDE 30 – 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Davalardan vazgeçenlerin işlemleri

GEÇİCİ MADDE 8 – 1 inci madde ile 5 inci maddenin beşinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurum aleyhine, bu Kanunun bu maddenin yürürlük tarihinden önceki 1 inci maddesi ile 5 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmış ve henüz sonuçlanmamış davalardan feragat edenler hakkında da uygulanır. Davadan feragat edilmesi halinde davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmez.”

Kanaatimce;

SGK uygulama genelgelerini çıkarmadığı sürece kesinlikle uygulanmaması gereken bir maddedir bu. Zira; Davadan feragatin hukuki sonuçları davacı için oldukça ağırdır. SGK’nın bu madde değişikliklerini nasıl uygulayacağını görmeden, uygulama yöntemi kurum tarafından açıklanmadan yapılacak feragat pekçok olumsuz sonucu da beraberinde getirecektir.

Ayrıca, borçlanma işlemleri devam eden vatandaş veya mavi kartlıların şunu da bilmesinde fayda vardır ki;

Hiçbir yasa Kurumlarca kendiliğinden ele alınıp uygulanmaz. Yani bu madde çıktı diye SGK’nın dosyalarınızı kendiliğinden ele alıp, mavi kartlılar için borçlanmayı kabul etmesini, yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihi Türkiye’deki başlangıç tarihinden önce olanlar için ise, dosyalarınızı arşivden çağırıp bunu kendiliğinden değerlendirip işlemesini -bir müvekkilimin dediği gibi “otomatik olarak” bu yasayı uygulamasını beklemeyin. Böyle bir uygulama yoktur. Muhakkak başvuru şartı olacaktır.

Davası açılmış olanlar için önerim; asla bu maddeye aldanarak davanızdan feragat etmeyin. Sonuçlarına razı olmadığınız takdirde geri dönüşü yoktur.

Bu maddeyle ilgili dikkat çekmek istediğim bir diğer husus davası devam edenlerin o aşamaya gelmesinin en az 6 ay sürdüğü unutulmadan (Ki Ankara Sıhhiye SGK’ya başvurulmuşsa bu 1 yılı dahi geçmiş olabilir), davadan feragat halinde yaptığınız tüm işlemler sil baştan yapılacak ve başladığınız noktaya geri dönerek yine 6 ay – 1 yıl beklemeniz gerekecektir. Bu maddeyle işler hızlandırılmamış, aksine, o ana kadar yapılan tüm işlemler silinmiş, tüm çabalar yok edilmiş ve aynı işlemlerin yeniden yapılması için kronometre en başa alınmıştır.

Bununla birlikte; örn: Borçlanmasını 2013 yılının ilk yarısındaki rakamlarla yapmış bir kişinin, yeni torba kanundan yararlanmak üzere davasından feragat edip yeniden başvurması halinde bu kez 2014 yılının ikinci yarısının borçlanma rakamları üzerinden borçlandırılıp borçlandırılmayacağı hususu da müphemdir. Böyle bir durumda Yurtdışı borçlanması yapıp, davasından feragat eden kişinin en az 6.000.- TL ekstra bir ödemesi çıkabilecektir. Özellikle mavi kartlıların zararı tahmin edilemez boyutta olacak gibi görünüyor.

Zaman kadar değerli bir unsurun, beklemek gibi yıpratıcı bir eylemle yok edilmesi taraftarı olmadığımdan buradan da tüm müvekkillerime duyurmak istiyorum ki; hiçbir davadan feragat etmeyeceğiz. Kazanılmış haklarımızın, nasıl bir sonuç doğuracağı müphem bir yasa maddesiyle ortadan kaldırılmasına müsade etmeyeceğiz.

Herkese mutlu ve sağlıklı bir emeklilik hayatı dileğimle

16.09.2014

18.09.2014 tarihinde güncellendi

Av. İlknur SEZGİN TEMEL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir