HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Sigortalılığın Tespiti Davası – Re’sen Araştırma İlkesi

T.C. YARGITAY

21.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/9182
Karar: 2010/9903
Karar Tarihi: 14.10.2010

TESPİT DAVASI – KURUMA KAYIT VE TESCİL EDİLMEYEN ÇALIŞMALARIN TESPİTİ İSTEMİ – EKSİK İNCELEME – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda, toplanan kanıtlar hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, anlatımları karara dayanak kılınan tanıkların beyanlarının, nitelikleri itibariyle hükme esas alınamayacağı da belirgindir. Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, 2003 yılı 3. dönemine ait dört aylık sigorta primleri bordrosunu getirtmek, anılan bordroda bildirimi yapılmış sigortalı/sigortalılar ile 2004 yılı 1. dönem bordrosunda yer alan T. Y. isimli sigortalının bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir.

(506 S. K. m. 79) (5510 S. K. Geç. m. 7) (YHGK 16.09.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.) (YHGK 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (YHGK 01.12.2004 T. 2004/21-629 E. 2004/641 K.)

Dava: Davacı, davalı işveren nezdinde 08.09.2003-01.05.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

Karar: Dava, davacının 08.09.2003-01.05.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne, davacının davalı işverene ait işyerinde, 08.09.2003-15.09.2004 tarihleri arasında, 2003 yılı 3. dönem 23 gün ve 2004 yılı 1. dönem 18 gün, süre ile asgari ücret üzerinden sigortasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 19.04.2004 günü işe girdiğine ilişkin bildirge bulunan davacı adına 19.04.2004-31.08.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinden tam bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştiği, davalıya ait mobilya satışı işyerinin 09.05.2003 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı işveren tarafından Kuruma verilen 2004 yılı 1. dönem bordrosu ile 2004 yılı 5. ve 6. aylar aylık prim ve hizmet belgelerinin Kurum tarafından gönderildiği, işyeri kayıtlarının davalı işveren tarafından ibraz edilmediği, davacının 24.02.2008-24.05.2009 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa’nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.

Somut olayda, toplanan kanıtlar hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, anlatımları karara dayanak kılınan tanıkların beyanlarının, nitelikleri itibariyle hükme esas alınamayacağı da belirgindir.

Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, 2003 yılı 3. dönemine ait dört aylık sigorta primleri bordrosunu getirtmek, anılan bordroda bildirimi yapılmış sigortalı/sigortalılar ile 2004 yılı 1. dönem bordrosunda yer alan Taner Y. isimli sigortalının bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde, davacının tespitini istediği tarihler arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 24.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı