HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Nafaka hükümlerine uymamak-Üç Aylık Hak Düşürücü Sürenin Başlangıç Tarihi-Kanun Yararına Bozma

T.C. YARGITAY 

16.Hukuk Dairesi

Esas:  2009/9630

Karar: 2010/426

Karar Tarihi: 01.02.2010 

ÖZET: Nafaka borcu her ay işleyen cari alacak niteliğindedir. Müşteki vekili şikayet dilekçesiyle borçlunun, 2008 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait nafaka borcunu ödememesi nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçede Temmuz ayındaki nafaka borcunun da ödenmediği belirtildiğine ve şikayetin de 23.09.2008 havale tarihi ile yapıldığı gözetildiğinde üç aylık hak düşürücü süre geçmeden şikayette bulunulduğu kabul edilmelidir. Hal böyle olunca itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 

(2004 S. K. m. 344, 347) (5271 S. K. m. 309) (YCGK 16.04.2002 T. 2002/16-105 E.  2002/229 K.) 

Nafaka hükümlerine uymamak eyleminden borçlu İ.K.’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanunla değişik 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ödemiş İcra Mahkemesi’nin 27.02.2009 tarihli ve 2008/2390 esas, 2009/473 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, süresi içerisinde şikayette bulunulmadığından İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine ilişkin Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2009 tarihli ve 2009/335 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 

Tebliğname ile; 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.04.2002 tarihli ve 2002/16-105 esas, 2002/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere, nafaka borcunun her ay işleyen cari alacak niteliğinde olduğu, müşteki vekilinin 23.09.2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde 2008 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin nafaka borcunun ödenmemesi sebebi ile şikayetçi olunduğu ve suç tarihi ile şikayet tarihi arasında İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde öngörülen 3 aylık şikayet süresinin dolmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı CMK’ nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.12.2009 gün ve 67922 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığı’nın 18.12.2000 gün ve K.Y.B. 2Ü09/283376 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, gereği görüşüldü: 

Nafaka borcu her ay işleyen cari alacak niteliğindedir. Müşteki vekili 23.09.2008 havale tarihli şikayet dilekçesiyle borçlunun, 2008 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait nafaka borcunu ödememesi nedeniyle İİK.’ nun 344. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçede Temmuz ayındaki nafaka borcunun da ödenmediği belirtildiğine ve şikayetin de 23.09.2008 havale tarihi ile yapıldığı gözetildiğinde İİK’ nun 347. maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü süre geçmeden şikayette bulunulduğu kabul edilmelidir. Hal böyle olunca itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 

Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2009 tarih ve 2009/335 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.’nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın yenilenmesi yasağı nedeniyle bozma ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı