HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescili ile katılma alacağı

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/6316
Karar: 2011/1089
Karar Tarihi: 01.03.2011

TAPU İPTALİ TESCİL VE ALACAK DAVASI – EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE ALINAN TAŞINMAZA YÖNELİK MUVAZAA -  FAİZİN KARAR TARİHİNDEN BAŞLATILMASI GEREKİRKEN DAVA TARİHİNDEN BAŞLATILMASI – TAŞINMAZIN DAVALININ KİŞİSEL MALI OLARAK KABULÜ GEREĞİ

ÖZET: Dava, evlilik birliği içinde alınan taşınmaza yönelik muvazaa nedeniyle iptal ve tescil ile katılma alacağı isteğine ilişkindir. Taşınmaz, davalı S.’in tasarrufuyla 09.02.2009 tarihinde …-TL bedel ile diğer davalı C.. S..’ye satılıp devir edilmiştir. Her ne kadar faizin karar tarihinden başlatılması gerekirken dava tarihinden başlatılması doğru değilse de bozmanın niteliğine göre bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.

(4721 S. K. m. 239)

Dava ve Karar: Y. C. ile S. E. ve C. S. aralarındaki tapu iptali, tescil, tespit ve alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Mersin 1. Aile Mahkemesinden verilen 13.07.2010 gün ve 497/805 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan S. E. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.03.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı S. E. vekili Avukat Ö. K. geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı vekili, tarafların 2004 yılında evlenip, 2009 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına kayıtlanan taşınmazın daha sonra davalı eş tarafından muvazaalı olarak diğer davalı C.’a satıldığını ileri sürerek, davalı C. adına olan kaydın iptali ile taşınmazın yeniden davalı eş adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın saptanacak değerinin yarısına karşılık olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin davalı eşten tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah suretiyle miktarı 40.000,00 TL’ye çıkartmıştır.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tapu iptal ve tescil isteğinin reddine, (evin değeri 36.000,00 TL kabul edilerek) 18.000,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, evlilik birliği içinde alınan taşınmaza yönelik muvazaa nedeniyle iptal ve tescil ile katılma alacağı isteğine ilişkindir

Dosya kapsamına, tanık ifadelerine, tapu ve nüfus kayıtlarına göre; taraflar 18.12.2004 tarihinde evlenmişler, 06.03.2009 tarihinde davalı S. tarafından açılan boşanma davasının kabul edilmesiyle 10.04.2009 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır.

Davacı, taşınmazın 5.000,00 TL emekli ikramiyesi ve evlenmeden önceki birikimleri toplamı miktarla satın alındığını belirtmişse de, bu iddia hayatın olağan akışına, paranın satın alma gücüne göre yeterli ve inandırıcı bulunmamıştır.

Buna karşın, davalı S. babasının bağ niteliğindeki taşınmazını satarak, elde ettiği bedelin 5.000,00 TL’sini uhdesinde alıkoyarak, kalan miktarı beş çocuğuna paylaştırdığını, dava konusu bağımsız bölümün bu para ile satın alındığını savunmuştur.

Bu savunmayı, satımın 260.000,00 TL’ye yapıldığını gösteren 01.02.2007 tarihli taşınmaz satım protokolü ve tanık beyanları doğrulamaktadır. Dosya içeriğinde mevcut bilgiler, davalı S.’in kardeşlerinin babalarının bu tasarrufundan sonraki yaklaşık tarihlerle ve kısa süreli aralıklarla taşınmaz edindiklerini de göstermektedir. Davalı S.’in <babasının verdiği parayı önce evinde tutup, daha sonra davacı koca adına 13.03.2007 tarihinde 45.000,00 TL olarak adına açılan banka hesabına yatırıldığına> ilişkin ifadesi; bu hesabın 27.03.2007 günü paranın çekilmek suretiyle kapatılması, çekişme konusu 2131 parsel, 15 no.lu bağımsız bölümün ise 28.03.2007 tarihinde (bir gün sonra) 24.000,00 TL bedel ile davalı S. tarafından satın alınması olgularıyla doğrulandığından, samimi kabul edilmiştir. Taşınmaz, davalı S.’in tasarrufuyla 09.02.2009 tarihinde 28.000,00 TL bedel ile diğer davalı C. S.’ye satılıp devir edilmiştir. Her ne kadar faizin karar tarihinden başlatılması gerekirken (TMK.nun 239/son) dava tarihinden başlatılması doğru değilse de bozmanın niteliğine göre bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.

Sonuç: Yukarıda belirtilen gerekçeler nedeniyle davacı Y. C. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, TMK.nun 220/2.maddesi gereğince taşınmazın davalı S.’in kişisel malı olarak kabulü gerektiğinden, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan mahkeme hükmünün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı