HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Menfi Tespit Davasında Kötüniyet Tazminatı

T.C. YARGITAY

19.Hukuk Dairesi
Esas: 2011/1391
Karar: 2011/3355
Karar Tarihi: 16.03.2011

MENFİ TESPİT DAVASI – ALACAKLININ KÖTÜNİYET TAZMİNATI İLE SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN TAKİBİN KÖTÜNİYETLİ OLMASI LÜZUMU – TAKİP KONUSU ÇEKİ CİRO YOLU İLE ALAN HAMİLİN TAKİBİNDE KÖTÜNİYETLİ KABUL EDİLEMEYECEĞİNİN GÖZETİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Davalı alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin kötüniyetli olması gerekir. Takip konusu çeki ciro yolu ile alan davalı hamil takibinde kötüniyetli kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekir.

(2004 S. K. m. 72)

Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkili hakkında yapılan takip konusu çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, rızası dışında elinden çıktığını, ödemeden men talimatı verilmesine rağmen davalının icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ciranta alacaklısı olduğunu, aynı şekilde başka çeklerin daha önce ödemesinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesi ile davaya konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, dava sırasında takip konusu miktarın icra dosyasına ödendiği, bu nedenle davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, takip konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenen 4.335.00.-TL’nin davalıdan alınıp, davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.

2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3- Davalı alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibin kötüniyetli olması gerekir. Takip konusu çeki ciro yolu ile alan davalı hamil takibinde kötüniyetli kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlere davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

"Av. İlknur SEZGİN TEMEL" Yandex.Haritalar'da