HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Islahla Davalı Değiştirilemez

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 14. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2003/1435
  • K. 2003/3583
  • T. 2.5.2003

• ELATMANIN ÖNLENMESİ ( Davalıların Meraya Artezyen Kuyusu Açarak ve Ekim Yaparak Tecavüz Ettiklerinden Bahisle Elatmanın Önlenmesi İstemi )

• DAVAYA DAHİL ETME ( Davalı Sıfatı Olmayan Kişiye Karşı Dava Açılmasından Sonra Davacının Davanın Gerçek Davalı Sıfatını Haiz Kimseye Karşı Devam Edilmesini İsteyememesi )

• DAVALININ DEĞİŞTİRİLMESİ ( Islah Yoluyla Dahi Mümkün Olmaması )

• TEŞMİL ( Açılmış Bir Davada Teşmil Yoluyla Üçüncü Bir Kişinin Davalı Olarak Dahil Edilmesinin Mümkün Olmaması )

• ISLAH ( Açılmış Bir Davada Bu Yolla Hasım Değiştirilerek Üçüncü Bir Kişinin Davalı Olarak Davada Yer Almasının İstenememesi )

4721/m.683

1086/m.83

ÖZET : Açılmış bir davaya teşmil yoluyla üçüncü bir kişinin davalı olarak dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi, ıslah yolu ile de hasım değiştirilmesi ve üçüncü bir kimsenin davada davalı olarak yer almasının istenmesi mümkün değildir.

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.6.2002 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 12.11.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı A Btarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı Belediye Başkanlığı, davalıların 2229 parsel numaralı meraya artezyen kuyusu açmak ve sürüp ekmek suretiyle müdahalede bulunduklarını belirterek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece davalılar A B, A T, ve M T, aleyhine açılan davanın reddine, davaya dahil edilen A B’ın müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm dahili davalı A tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, meraya elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

Dava konusu 2229 parsel numaralı taşınmaz mera niteliğinde olup, yerelinde yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile kuyunun 3121 numaralı parsel içerisinde kaldığı, 2229 numaralı mera parselinin 9.5 dönümlük kısmının ise Ahmet Bayram tarafından kullanıldığı saptanmıştır. Davacı taşınmazı kullanan A B’ı davaya dahil etmiş ve mahkemece bu davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir. Ancak; davacı, davayı yanlış bir başka deyişle davalı sıfatı olmayan kişiye karşı açmış ise, bu kişiyi ( davalıyı ) değiştirerek, davaya gerçek davalı sıfatına sahip ve fakat davada davalı olarak gösterilmemiş olan üçüncü kişiye karşı devam edilmesini isteyemez. Açılmış bir davaya teşmil yoluyla üçüncü bir kişinin davalı olarak dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi, HUMK.nun 83 ve sonraki maddelerinde açıklanan hükümlere göre ıslah yolu ile de hasım değiştirilmesi ve üçüncü bir kimsenin davada davalı olarak yer almasının istenmesi mümkün değildir.

Belirtilen nedenle mahkemece aleyhine hüküm kurulan A B hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde usul ve yasaya aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hüküm bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle, dahili davalı A B’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 2.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kazancı İçtihat Bankasından alınmıştır.