HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Dava Dilekçesinde Saklı Tutulmayan Bedele hükmedilemez / Islahla arttırılamaz

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 15. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2007/334
  • K. 2008/1286
  • T. 29.2.2008

• ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ ( Meskendeki Eksik İşlerin Davacılar Tarafından Karşılandığı – Davacıların Dava Dilekçesinde Saklı Tutmadığı Dükkana İlişkin Bedele Hükmedilemeyeceği/Islah İle Bu Bedelin Kabul Edilemeyeceği )

• EKSİK İŞ BEDELİ ( Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi – Bedel Belirlenirken Davacıların Arsa Payının Gözetileceği )

• TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi/Eksik İş Bedeli – Bilirkişi Raporuna ve Islah Dilekçesine Dayanarak Davacının Saklı Tutmadığı ve Dava Dilekçesinde Talep Etmediği Bedel Üzerinden Karar Verilemeyeceği )

• ISLAH ( Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi/Eksik İş Bedeli – Davacıların Dava Dilekçesinde Saklı Tutmadığı Bedele Hükmedilemeyeceği/Islah İle Bu Bedelin Kabul Edilemeyeceği )

818/m.355

ÖZET : Dava, yanlar arasında yapıldığı bildirilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; sözleşme uyarınca davacılara verilmesi gereken meskenin eksikliklerinin giderilmesi için yapılan masraf ile dükkandaki eksikliklerin giderilmesi bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir. Dava dilekçesi kapsamı incelendiğinde; “fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmadığı” açıkça anlaşıldığı gibi; eksik işlerin bir kısmının davacılarca giderilmesi sebebiyle harcanan bedelin dava konusu yapıldığı ve dükkanla ilgili dava dilekçesinde talebin yer almadığı görülmektedir. O halde, meskenle ilgili dava konusu edilen tutardan fazlasına mahkemece hükmedilemez. Mahkemece, davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporu dayanak alınarak dairedeki eksikliklerin bedeli olarak saptanan bedel tutarında tazminata hükmedilmiş olması isabetsizdir.

Dava konusu yapılan apartmanın ortak kullanım alanlarındaki eksik iş bedeli tutarı belirlenirken davacıların arsa paylarının gözetilmesi de gerekmektedir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dava, yanlar arasında yapıldığı bildirilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; sözleşme uyarınca davacılara verilmesi gereken ( 1. ) kat ( 1 ) numaralı meskenin eksikliklerinin giderilmesi için yapılan masraf ile dükkandaki eksikliklerin giderilmesi bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.

Davalı vekili, eksik bırakılan cam işi dışındaki tüm işlerin davalı tarafından yapıldığını, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarih ve sayısı gösterilmediği gibi; mahkeme kararında da sözleşme hakkında bir açıklama bulunmadığından dava dosyası geri çevrilerek davaya dayanak alınan sözleşme istenmiş ve Tarsus 5. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 16.08.1999 tarih ve 05129 yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Arsa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşme gönderilmiştir. Bu sözleşme kapsamı incelendiğinde; sözleşme konusu 1816 ada 159 parsel numaralı olarak tapuya tescilli taşınmazın 334/800 hissesi maliki Mustafa Arslan ile yüklenici Zekai Yalçın arasında yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki kat irtifakı paylı tapu kaydına göre, inşaat sözleşme konusu 159 numaralı parsele yapılmıştır. Ancak, sözleşme konusu parselin diğer malikleriyle sözleşme yapılmış ise o sözleşme ya da sözleşmeler, dava dosyasına sunulmamıştır. Oysa, Türk Medeni Kanunu’nun 692. maddesi gereğince; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tüm malikler ile yüklenici arasında yapılması veya sözleşme yapmayan paydaşların yapılan sözleşme ya da sözleşmelere onay vermiş olmaları zorunludur. Aksi halde, bazı paydaşlar tarafından yapılan sözleşme yanları da, diğer paydaşları da bağlayıcı olmaz. Mahkemece, açıklanan bu hususların gözetilmemesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan, ( 1. ) kat ( 1 ) numaralı ve zemin kat ( 11 ) numaralı bağımsız bölümlerin kat irtifakı paylı kayıtlarına göre, davacıların iştirak halinde malik oldukları anlaşılmış olup, taşınmazların davaya dayanak alınan sözleşmede arsa sahibi sıfatıyla yer alan Mustafa Arslan ile ilgileri saptanmamıştır. Veraset yoluyla davacılara intikal sağlanması durumunda davada aktif husumet ehliyetlerinin olacağı gözetilmemiştir. Arsa sahibi ya da sahiplerinden bağımsız bölümlerin davacılarca ya da miras bırakanlarınca satın alınmış olması durumunda, Borçlar Kanunu’nun 161 ve izleyen maddeleri gereğince satıcı arsa sahipleri ile yapılan ve uyuşmazlık konusu alacakların temlikine ilişkin “alacağın temliki sözleşmesi” sunulmadıkça davacılar bağımsız bölümlerin eksik ve kusurlu işler bedelini yükleniciden isteyemezler.

Öte yandan, sözleşme konusu inşaatın 3194 sayılı İmar Yasası hükümlerine, sözleşme ve eklerine; onaylı projesine ve inşaat ruhsatına uygun şekilde yapılmış olması halinde inşaat ya da inşaattaki bağımsız bölümlerin eksik ve kusurlu işleri dava olunabilir. Başka bir anlatımla; yasal olan veya yasal hale getirilebilen ve dolayısıyla “kaçak” olmayan inşaat ve bağımsız bölümlerin eksik ve kusurlu işleri dava konusu yapılabilir. O halde, mahkemece açıklanan bu hususların da araştırılması zorunludur.

Dava dilekçesi kapsamı incelendiğinde; “fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmadığı” açıkça anlaşıldığı gibi; ( 1 ) numaralı konutun eksik işlerinin davacılarca giderilmesi sebebiyle harcanan “1.000,00 YTL”nın dava konusu yapıldığı ve ( 11 ) bağımsız bölüm numaralı dükkanla ilgili dava dilekçesinde talebin yer almadığı görülmektedir. O halde, ( 1 ) numaralı meskenle ilgili dava konusu edilen tutardan fazlasına mahkemece hükmedilemez. Mahkemece, 16.06.2004 tarihli davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporu dayanak alınarak dairedeki eksikliklerin bedeli olarak saptanan 3.321,00 YTL tutarında tazminata hükmedilmiş olması doğru değildir. Peşin başvuru harcı yatırılmak suretiyle dava konusu yapılan apartman ortak kullanım alanlarındaki eksik iş bedeli tutarı belirlenirken davacıların arsa paylarının gözetilmesi de gerekmektedir.

Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek; taraflarca sunulan delillerin toplanması, Belediye işlem dosyası getirtilerek incelenmesi, noksan bırakılan araştırmaların tamamlanması, mesken için 1.000,00 YTL.den fazla istenen tazminatın reddi gerektiğinin düşünülmesi ile varılacak sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır.

Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kazancı İçtihat Bankasından alınmıştır.