HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

Almanya’da Analık Sigortasına Giriş Tarihi Türk Sigortasına Giriş Tarihi Sayılır

Değerli site ziyaretçileri,

Yargıtay 10. H.D. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde geçen “Rant Sigortasına giriş tarihi”, “Yaşlılık sigortasına giriş tarihi” gibi uzun vadeli sigorta kollarına yurtdışındaki giriş tarihlerinin Türkiye Sigortalılık başlangıç tarihi olarak değerlendirilmesine ilişkin kararlarını genişletmiş bulunmaktadır.

Bir süre önce eğitim süresindeki zorunlu sigortalılık hali zaten Türkiye sigorta başlangıç tarihi olarak sayılmaya başlanmış, aşağıya alıntıladığım kararda ise Schwangerschalt (hamilelik analık koruması)> ile <ptlichtbeitragszeit tür kindererzrechung(çocuk eğitimi zorunlu sigorta pirim süresi)> de usulünce araştırılıp uzun vadeli sigorta kolu (Rant Sigortasına Giriş) olarak kabul edildiği takirde Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak sayılması gerektiğine ilişkin karar değişikliği yoluna gidilmiştir. (Av. İ.S.T.)

  • T.C. YARGITAY
  • 10.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2013/13960
  • Karar: 2013/21884
  • Karar Tarihi: 20.11.2013

TESPİT DAVASI – SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN UYGULANMASINI GEREKTİRECEK NİTELİKTE RANT SİGORTASINA GİRİŞ TARİHİ USULÜNCE BELİRLENMESİ – BORÇLANMANIN VARLIĞI HALİNDE SİGORTA BAŞLANGICINA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – SİGORTA BAŞLANGICINA HÜKMEDİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

ÖZET: Olayda, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte rant sigortasına giriş tarihi usulünce belirlendikten sonra; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, belirlenen Alman Rant sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihinde ki şartlar çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın ilgili madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere (çünkü son tabi olunan sigortalılık statüsü madde olması nedeniyle) usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerekirken, henüz yapılmış bir borçlanma işlemi bulunmadan ve şarta bağlı şekilde sigorta başlangıcına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.

(5510 S. K. m. 4, 38) (506 S. K. m. 108, Geç. m. 20)

Dava: Davacı Alman Rant Sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 14.01.1984 tarihinin Türkiye’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen 14.01.1984-30.10.2002 tarihleri arası yurt dışı sürelerini 3201 sayılı Yasaya güre borçlanabileceğinin tespitini istemiştir.

Mahkemece. 18 yaşın ikmalinden sonraki yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçen süreleri, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 3201 sayılı Yasaya göre borçlanabileceğinin tespitine ve borçlanma primlerinin ödenmesi halinde, 18 yaşın ikmal edildiği 14.01.1984 tarihinin 506 sayılı Yasanın 108.maddesine koşul olarak sigorta başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Uzun vadeli sigorta kollan bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını: sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortala Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.

Öte yandan, Anayasamızın 90 son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.

10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan <Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)> başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi <Türk Sosyal Sigorta Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:
….

(4) Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halimle, Alman Rant Sigortasına girimi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir…> hükmünü öngörmüştür.

Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde: bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin. Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.

Somut olayda, dava dosyası içerisinde yer alan Alman sigorta kurumuna ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 18 yaşın ikmal edildiği 14.01.1984 tarihini de içeren 14.01.1983-31.07.1985 tarihleri arası dönemde <Schulausbildung (Okul Öğrenimi)>, 12.07.1985 tarihinden itibaren ise, dönüşümlü olarak <Mutlerschutz Schwangerschalt (hamilelik analık koruması)> ile <ptlichtbeitragszeit tür kindererzrechung(çocuk eğitimi zorunlu sigorta pirim süresi)> olarak kayıtlı bulunması karşısında; anılan sigorta hesabındaki kayıtlı sürelerin, yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, rant sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki rant sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Öte yandan, yukarıda belirtilen Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte rant sigortasına giriş tarihi usulünce belirlendikten sonra; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, belirlenen Alman Rant sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihinde ki şartlar çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere (çünkü son tabi olunan sigortalılık statüsü 4/1-a olması nedeniyle) usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerekirken, henüz yapılmış bir borçlanma işlemi bulunmadan ve şarta bağlı şekilde sigorta başlangıcına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün bozulmasına, 20.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir