HUKUKİ DANIŞMANLIK VE AVUKATLIK HİZMETLERİ

01.01.2002’den önce edinilmiş mallar için zamanaşımı

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/3082
Karar: 2011/146
Karar Tarihi: 20.01.2011

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – KATKI PAYI ALACAĞI – TARAFLARIN EVLENME VE BOŞANMA TARİHLERİ İTİBARİYLE MAL AYRILIĞI REJİMİNE TABİ OLMALARI – ZAMANAŞIMININ GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENECEĞİ – DAVANIN SÜRESİNDE AÇILDIĞI

ÖZET: Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme ve boşanma tarihleri itibariyle mal ayrılığı rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazların satın alındığı iddia edilen dönem itibariyle eşler arasında <mal ayrılığı> rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazların edinildiğinin ileri sürüldüğü tarih aralığına göre, uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olup eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Davanın süresinde açıldığı gözden kaçırılmıştır.

(4721 S. K. m. 178, 179, 225) (818 S. K. m. 125) (743 S. K. m. 5, 170)

Dava ve Karar: H. ile H. aralarındaki katkı payı alacağı, tapu iptali ve tescil davasının reddine dair, Bursa 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 11.03.2010 gün ve 1496/242 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlara çalışması karşılığı geliri ve ziynet eşyalarının paraya çevrilmesi suretiyle vekil edeninin katkıda bulunduğunu açıklayarak, halen davalı üzerindeki 3345 ada 1 ve 4251 ada 6 parsellere ilişkin tapu kayıtlarının 1/2 paylarının iptali ile vekil edeni adına tescilini; bu talepleri kabul edilmediği takdirde halen davalı adına tapuya kayıtlı taşınmazlar ile G……..Yapı Kooperatifi’ndeki hisse ve devredilen A…….Yapı Kooperatifi’ndeki villa nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 40.000.-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra açıldığını, kaldı ki boşanma davasında tüm hususlarda anlaşma sağlandığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, boşanma davasının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içinde mevcut nüfus aile kayıt tablosuna ve tarafların açıklamalarına göre; taraflar 12.03.1987 tarihinde evlenmiş, 03.12.1999 tarihinde kesinleşen hükümle evlilik birliği son bulmuştur. TMK’nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Dava konusu parsellerin ve kooperatif hisselerinin edinim tarihlerine ilişkin kayıt ve belgeler getirtilmemiş ise de, boşanma hükmünün kesinleştiği tarih itibariyle 1999’dan önce edinildikleri şüphesizdir.

Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme ve boşanma tarihleri itibariyle 743 sayılı MK’nun 170. maddesine göre mal ayrılığı rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazların satın alındığı iddia edilen dönem itibariyle eşler arasında <mal ayrılığı> rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazların edinildiğinin ileri sürüldüğü tarih aralığına göre, uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olup eşler arasında 743 sayılı MK’nun 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK’nun 178. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımına ilişkin düzenleme eldeki davaya uygulanamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 743 sayılı TKM’nun 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu’nun başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıktır. Davanın 02.12.2009 tarihinde ve süresinde açıldığı gözden kaçırılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; boşanma dosyası ile dava konusu taşınmazların edinim ve üyelik-devir tarihlerine ilişkin tüm kayıtları getirtmek, iddia ve savunma çerçevesinde tüm taraf delillerini toplamak ve uyuşmazlığın esası bakımından karar vermek olmalıdır. Yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 17,15.-TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 20.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı